BEDEN DİLİ

İnsan iletişiminin çok büyük bir bölümü hareket, duruş, konum ve mesafelerle gerçekleşir. Sözlü iletişimde aktarmadığımız, aktaramadığımız bazı şeyleri beden dili yoluyla kimi zaman bilerek kimi zaman farkında olmaksızın jest, mimik, duruş, ses tonlaması, vurgulama gibi hareketlerle ifade ederiz.
Beden dili, çoğu zaman aynı anlamları içerse de, aynı hareketin farklı anlamlara geldiği de olur. Ya da bir duygunun ifade edilişi, farklı kültürlerde, farlı hareketlerle olabilir. Beden dilimiz yaşadığımız coğrafyaya göre ya da toplumsal olarak bize atanan cinsiyete göre farklılıklar ve özellikle ortaklıklar gösterebilir Mesela kafayı iki yana sallayarak yaptığımız hayır hareketi, Bulgaristan’da evet olarak algılanır
Beden Dili Neden Önemlidir?
• Beden dili kullananlar karşısındaki kişi ile daha iyi empati kurarlar.
• Beden dili sayesinde karşımızdaki kişiye kendimizi daha iyi anlatabiliriz ve onu daha iyi anlayabiliriz.
• Eğer beden dili iyi bir şekilde kullanılırsa; çözümleyici, yapıcı, sağlıklı ve nitelikli bir iletişim gerçekleştirilmiş olur.
• Beden dilini iyi okuyabilmek, ağızdan çıkan sözlerin gerisindekileri de anlamayı içerir, böylelikle karşımızdakinin gerçek duygu ve düşüncelerini sadece sözleri üzerinden değerlendirmemiş ve gerçekçi bir değerlendirme yapma şansımız olur
Beden Dili Nerelerde Kullanılır?
Sözcüklerle iletişim kurup kurmamak bizim tercihimize bağlıdır. Ancak beden dili gizlenemez bir mesajdır ve tercihe bağlı kullanım alanı yoktur. Duygu ve düşüncelerimizin bir yansıması olarak her an her yerde karşımıza çıkar.

Beden Dili Nasıl Öğrenilir?
Öncelikle kendi hareketlerimizi inceleyerek anlamalarını bulmaya çalışmak işin ilk adımı. Farklı ortamlarda, farklı duygu ve düşünceler içinde iken hareketlerimizi inceleyerek, başkalarının hareketlerini okumak ve anlamak için, işe öncelikle kendi hareketlerinizi inceleyerek başlayabiliriz. Bunun için günde en az on beş dakika ayırmak yeterli olacaktır.
Daha sonra kalabalık ortamlara girerek, insanların beden dilini izlemek ve eğer olanaklı ise beden dilinin söyledikleriyle konuşmalarını karşılaştırabilmek kendi üzerimizde geliştirdiğimiz farkındalığın diğer insanlarla da test edilerek biraz daha anlaşılır, net hale gelmesini sağlamış oluruz. Toplu ortamlarda bire bire iletişim kurulmadığı anlarda da insanlar beden dilini kullanırlar, o ortamla ilgili ya da o anki duygu ve düşüncelerini ifade Ellerini eden bir tavır sergilerler.
Bunların dışında televizyon seyretmek de beden dilini öğrenmek için etkili bir yoldur. Televizyonun sesini kapatıp, sadece görüntülere bakarak neler olduğunu tahmin etmeye çalıştığımızda en azından bir süre sonra neler olduğu hakkında bir fikir sahibi oluruz.

Bazı Beden Hareketleri Ve Anlamları
• Abartılı hareketler, kolları açarak konuşmak: sakladığı bir şey olabilir, karşısındakini ikna etmeye çalıştığını şeye kendisi de çok inanmıyor olabilir
• Kambur durmak, sıkılmayı, bulunduğu ortamda olmaktan olayı huzursuz olduğunu, utandığını gösteriyor olabilir
• Biriyle konuşurken saate bakmak; konuşmadan sıkıldığını gösterir ya da gerçekten acelesi vardır
• Abartılı kafa sallamak, karşısındakine inanmadığını, ya da anlamadığını gösterebilir
• Göz temasından kaçınmak; saklayacak bir şeyi olduğunu, yalan söylediğini, konuşmak istemediğini, utandığını gösterebilir
• Başı ve vücudu öne eğmek, ellerini bir araya getirmek, çenesini avucunun içine almak, dinlemeye açık olduğunu gösterir
• konuşanın koluna koyma, konuşmayı kesme isteğini gösterebilir
• Uzağa bakmak, yayılarak oturmak, kısık gözler, çatık kaşlar; savunmada olduğunu ya da gergin olunduğunu ifade edebilir

Omuzları düşük, kolları ve elleri yana sarkık, başı öne eğik bir kişiyle karşılaştığında, bu kişinin hayat enerjisinin zayıf, hayatından veya içinde bulunduğu durumdan hoşnut olmayan bir insan olduğunu düşünürüz. Gerçekten de bu duruş, çekingen, kapalı ve kendisini güven içinde hissetmeyen kişiye ait bir beden duruşudur.
Bir kültürde yazmaya hangi taraftan başlanıyorsa, geçmiş bizim için o taraftadır. Örneğin Batı toplumlarında ve bizde de yazı yazmaya soldan başlandığı için büyüdüğümüz mahalleyi, çocukluğumuzu hatırlamaya çalıştığımızda gözlerimiz geçmişe, yani sola kayar. Eğer tam olarak hatırlayamadığımız şeyler olursa zihnimizdeki boşlukları doldurmak için sağa bakmaya başlarız. Sağ tarafta ise gerçekleşmemiş şeyler tasarlanır, kurgulanır veya uydurulur.
Endişe ve korku taşıyorsak en hassas bölgemiz olan boyun çukurumuzu kapatmamız gerektiğini düşünürüz. Bunun tersine karşımızdaki kişiyi can kulağıyla dinliyorsak boynumuz hafifçe eğik bir pozisyon alır, kollarımızı da bağlamayız, kollarını bağlamak diyaloglara ve iletişime kapalıyım demektir. Kollarınızı ne kadar yukarıdan bağlıyorsanız o kadar güvensizsiniz demektir. Kendinize bir duvar örer, çevrenize onun arkasından bakmaya başlarsınız. Oysa güvenilir biri olduğunuzu göstermek için elleriniz her zaman görünür bir yerde olmalı. Hafifçe önde oturmak ve öne eğilerek konuşmak da karşımızdaki kişiye olumlu sinyaller verir. Ama üşüdüğümüz zaman da kollarımızı bağlayabiliriz tabii, bu farklı bir durumdur.
Beden dilinin yanlış yorumlandığı durumlar da olabileceğinden, tek bir sinyali yorumlamak yerine bir çok sinyali bir arada düşünmek daha güvenilir olacaktır. Gözlerini ovuşturmak; yorgunluk anlamına gelebileceği gibi, üzüntü veya gözünde bir hastalık anlamına da gelebilir.
Yorgunluk, aşırı stres, soğuk hava, yiyecek eksikliği, hastalık, alkol uyuşturucu kullanmış olmak, yenilik-değişim, yabancı pozisyonda kalmak, dışlanmış hissetmek gibi durumlarda beden dilini doğru yorumlamayabiliriz
Beden dilinin etkinliğini arttırmak için şunlara dikkat etmeliyiz:
 Kolları ve bacakları çaprazlamadan sergilenen açık ve dik bir duruş
 El sıkışırken dengeyi gözetmek ve elimizi yukarıdan aşağıya doğru uzatmak
 İçten bir gülümseme
 Güçlü ama meydan okumayan bir göz teması
 Yere sağlam basan ve karşımızdakine tüm bedenimizle birlikte dönen ayak uçları
 Konuya ve kişiye duyduğumuz ilgiyi göstermek için konuşurken muhatabımıza doğru eğilmek
 Her anlamda eşit olduğumuzu göstermek için göz seviyesini eşitlemek
 Dinler pozisyondayken başımızı hafifçe yana yatırmak
Beden dilinizi ve ses tonunuzu karşınızdaki insanla eşleştirirseniz, o insan bilinçaltında kendi dünyasına gitmek için dürüst bir girişimde bulunduğunuzu anlayacaktır. Bu durumda kişi kendini rahat hissedecektir. Bir kimseyle fikir ayrılığına düşerseniz, beden hareketlerinizi ve sesinizi ona benzer kılın. Bu durum ona saygı duyduğunuzu ve onu anlamak istediğinizi ifade edecektir.

Posted in Aile, En Çok Okunanlar, Genel, Genel Bilgiler, Hello World, İlişkiler, İş Hayatı, Kadın Olmak, Öne Çıkan, Sık Sorulan Sorular, Yazılar and tagged , , , , .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir